cümlede anlam

CÜMLEDE ANLAM VE ANLATIM

      Cümle: Bir düşünceyi, duyguyu, haberi, anlatan bir ya da birden çok sözcükten oluşan yargılı anlatım birimine tümce denir.(Yargı: Bir durum ya da eylemle ilgili değerlendirme sonucunda varılan kanı, sonuçlanmış söz, verilen hüküm.)

 

A. CÜMLEYİ ANLAMA VE YORUMLAMA

·       Cümlenin konusunu saptamak

Konu, cümlede üzerinde durulan kavram, varlık ya da durumdur.

 

* Cümledeki vurgulu sözü belirlemek

      Vurgu, cümledeki kimi kavramları ötekilerine göre daha çok önemseyip öne çıkarmaktır.Türkçe cümlede en önemli öğe yüklemdir.Vurgulanmak istenen kavramlar genellikle yükleme yaklaştırılır. Fiil cümlelerinde yüklemden hemen önce gelen, isim cümlelerinde ise ekfiil alan sözcükler cümle vurgusunu oluşturur.

·       Cümledeki mecazlı anlatımların çözümlenmesi

a.    Düz anlatımlı cümleler: Anlatımda mecazlı söyleyişlerin bulunmadığı cümlelerdir.

b.     Mecaz anlatımlı cümleler:

Havadan gelen paraya değer vermezdi.

 

Cümleyi Anlama Ve Yorumlama Çalışmaları

 

1. ÖZLÜ SÖZLERİ ANLAMA VE YORUMLAMA Özlü söz, az sözle çok şeyin anlatıldığı, etkileyici ve güzel bir anlatıma sahip mecaz anlatımlı yargılardır. Atasözleri, özdeyişler, tanımlar, dizeler özlü söz kapsamındadır.

 

Atasözü yorumu

      Gül dikensiz olmaz.    Bu atasözü mecaz anlamlıdır. Gül ve diken sözcükleri ile kast edilenleri, çağrıştırdıklarını belirlemek gerekir. Çoğu atasözünde buradaki gibi ikili bir anlatım vardır.

a.     Dar (gerçek) anlam             b.  Geniş (mecaz) anlam

   

  Özdeyiş yorumu: Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir ilkeyi en kısa ve en özlü biçimde anlatan yoğun anlamlı, bilgece sözlere özdeyiş denir.

       Dizelerin (Şiir Alıntılarının) yorumu: Kısa, özlü ve yoğun anlatımın en çok kullanıldığı tür şiirdir. Şiirde simge ve mecaz sözlere de sıkça rastlanır.

 

UYARI: Mecaz anlamlı cümlelerde, vurgulu sözle, mecazlı söz çoğu kez çakışır.Bu doğaldır. Çünkü mecazlı anlatıma, anlatımı etkili ve güzel kılmak için başvurulur.

 

2. YAKIN ANLAMLI CÜMLELER: Yakın anlamlı cümlelerin birinde anlatılan, gerçek anlatımla verilirken; yakın anlamlısında bu şey mecaz anlatımla verilebilir.

O olaydan sonra onu defterden sildim. (O olaydan sonra onunla artık görüşmüyorum.)

 

UYARI: Yakın anlamlı cümleleri belirlerken, mutlaka anlamca özdeşlik aranmamalıdır. Verilenler içinde konu, konuya bakış açısı ve vurgulanan kavram yönünden en yakın olanlar belirlenmelidir.

 

3.CÜMLEDE YANSITILAN KAVRAMI, DURUMU, DUYGUYU SEÇMEK: Cümleler kimi kez bir kavramı, düşünceyi (üslup, içerik, varsayım, olasılık, öneri, önyargı...) ya da bir duyguyu, durumu (şaşma, beğenme, yakınma, pişmanlık...) anlatabilir.

 

a.      İçerikle ilgili cümleler: "Ne anlatılmıştır?", "Neden söz edilmektedir?" sorularına yanıt veren cümlelerdir. Ders, dikkatle izlenmesi gereken bir süreçtir.

 

b.     Üslupla ilgili cümleler: Üslup; duygu düşünce, eylem ve hayallerin kişisel anlatım biçimidir. "Ona göre; güzel yazmanın temel niteliği, dil kullanmada titiz davranmaktır." Cümlesindeki dili kullanmada titizlik sözü üslubun önemsenmesiyle ilgilidir.

 

c.     Varsayım anlatan cümleler: Sonuçları üzerine düşünce üretebilmek için, var olmayan bir durumu ya da olayı varmış gibi, gerçekmiş gibi gösteren cümlelerdir. Varsayalım, farz edelim, diyelim ki, tut ki, düşün... sözleriyle kurulur. Diyelim ki sen doktorsun ben de hasta ne yapardın?

 

d.     Olasılık (ihtimal) anlatan cümleler: Bir olay ya da durumla ilgili kesin olmayan, olabilir/olmayabilir özelliği taşıyan görüşlerin anlatıldığı cümlelerdir. Bizim orada şimdi kar yağıyordur. Belki, galiba, herhalde... sözcüklerinin kullanıldığı cümlelerde de olasılık anlamı bulunur.

e.  Öneri anlatan cümleler: Bir işin, davranışın yapılmasıyla ilgili yol gösterme,    görüş belirtme anlamı taşıyan cümlelerdir. Kitap okumaya zaman ayırmalısınız.

 

f. Önyargı anlatan cümleler:  Bir olay, durum ya da kişiyle ilgili araştırma yapmadan, elde yeterli veri olmadan olumlu ya da olumsuz görüş belirtmeye önyargı (peşin hüküm) denir. Sizin çocuk bu sınavı kazanamaz.

 

g. Eleştiri anlatan cümleler:  Bir kişiyi, yapıtı, olayı olumlu ya da olumsuz yönleriyle inceleyip değerlendirme anlamı içeren cümlelerdir. 

 En sıradan konuyu bile zevkle okunacak biçimde anlatıyor.

 

h.     Şaşma anlatan cümleler: Umulmayan, beklenmeyen ya da olağanüstü olan bir olay, durum ya da varlık karşısında beliren duyguların anlatıldığı cümlelerdir.

 Dalgın dalgın yürürken birden onu görmeyeyim mi?

 

ı. Beğenme (takdir etme) anlatan cümleler:  Bir kişiyi, nesneyi iyi ya da

güzel bulma duygusunun anlatıldığı cümlelerdir. Meğer ne güzel sesi varmış!

 

i.       Yakınma (şikâyet) anlatan cümleler:  Bir kişinin yaptığı yanlışla, yaşanan olumsuzluklarla ilgili hoşnutsuzluğun anlatıldığı cümlelerdir.      

     Beş almak kolay mı sanıyorsun?

 

j.        Pişmanlık anlatan cümleler:  Kişinin yaptığı bir işin ya da davranışın olumsuz sonucunu görerek üzüldüğünü anlatan cümlelerdir.                     

      Keşke bunu yapmasaydın!

 

4.CÜMLE TAMAMLAMA-CÜMLE OLUŞTURMA: Her sözcüğün, her sözün bir işlevi vardır cümlede. Herhengi bir sözcük ya da söz cümleden çıkarıldığında cümlenin yargısal bütünlüğü bozulur.

 

Bazı sözcükleri çıkarılmış bir cümleyi tamamlarken;     

 a. Tamlanacak cümlenin bütünsel anlamına,    

b. Cümleyi oluşturan sözcükler arsındaki anlam ilişkisine, 

c. Sözcük ve sözcük öbeklerinin dil (çekim, kişi, zaman) uyumuna dikkat etmek gerekir.

 

B. CÜMLEYİ ANLAMA VE YORUMLAMA

Anlatılanın niteliğine, anlatıcının amacına bağlı olarak cümlenin anlatımında değişik teknikler kullanılır. Bu tekniklere göre, cümleler şu özellikleri gösterir:

1.     Tanım Cümlesi:  Bir varlığın, nesnenin, kavramın "ne olduğunu" ya da  "ne olmadığını" ayırt edici özellikleriyle anlatan cümlelerdir. NOT: Bir cümlenin tanım cümlesi olabilmesi için, cümlenin konusu olan kavrama "...nedir?" sorusu sorulduğunda cümlenin yanıt vermesi gerekir.

Örnek: Eleştiri, sanat yapıtlarını okuyucuya ulaştıran araçtır.

 

2.     Öznel Anlatımlı Cümleler:  Anlatıcının kişisel duygu ve düşüncelerine dayanan, bu nedenle kişiden kişiye değişen, doğruluğu kanıtlanamayan yargılardır.            Örnek: Okuyan insan daha sağlıklı düşünür.

 

3.     Nesnel Anlatımlı Cümleler:  Anlatıcının  duygu ve düşüncelerine dayanmayan, bu nedenle de kişiden kişiye değişmeyen, doğruluğu kanıtlanabilen yargılardır.

Örnek: İki çocuk top oynuyor. Okulu geçen yıl birincilikle bitirdi.

 

4.     Yorum Cümleleri:  Bir yapıt, olay ya da eylemle ilgili belli bir görüşe göre yapılan açıklamalara "yorum" denir. Yorumda anlatıcı, anlattıklarına kendi bakış açısını kattığı için bu özellikteki yargıların anlatımı özneldir.

Örnek: Okulu seviyor gibi görünüyor.

 

5.     Değerlendirme Cümleleri: Bir yapıt, kişi ya da olayla ilgili belirlemelerin; anlatıcının olumlu/olumsuz saptamalarının anlatıldığı cümlelerdir.         

 

NOT: Bir yargının değerlendirme sayılabilmesi için; cümlede özü, nitelik ya da niceliği hakkında belirlemelerin yer aldığı yapıt, kişi ya da olaydan söz edilmelidir. Değerlendirmeler nesnel olabileceği gibi, öznel de olabilir.Öznel değerlendirmeler aynı zamanda yorumdur da.                   

Örnek: Annem on parmağında on marifet olan bir kadındır.

 

6.     Doğrudan Anlatımlı Cümleler: Bir sözün hiçbir değişiklik yapılmadan, söylen-diği gibi aktarıldığı cümlelerdir.Örnek: Tek tutkum kitap okumaktır, diyor.

 

7.     Dolaylı Anlatımlı Cümleler: Anlatıcının, başkasına ait bir sözü, kendi söyleyişine göre değiştirerek aktarmasına dolaylı anlatım denir.           Örnek: Tek tutkusunun kitap okumak olduğunu söylüyor.

 

C. CÜMLEDE ANLAM İLİŞKİLERİ

Birden çok işin, oluşun, durumun anlatıldığı cümlelerde değişik amaçlarla değişik anlam ilişkilerinin kurulduğu görülür. Bu anlam ilişkilerinin başlıcaları şunlardır:

 

1.     Neden-Sonuç İlişkili Cümleler:  Bir sonucun, eylemin gerçekleşmesinin nedenini, gerekçesini bildiren cümlelerdir.Örnek:Terli su içtiği için hastalanmış.

2.     Amaç-Sonuç İlişkili Cümleler:  Bir işin, davranışın hangi amaçla gerçekleştiğini bildiren cümlelerdir. NOT: Neden-sonuç ilişkili cümleden farkı eylemin belir-lenen bir hedef gereği yapılmasıdır.

      Örnek: Sizinle görüşmek için buraya geldim.

3.     Koşul İlişkili Cümleler: Bir eylemin, isteğin, beklentinin erçekleşmesinin; başka bir eylemin gerçekleşmesine bağlı olduğunu bildiren cümlelerdir.                                   

     Örnek: Kar yağmazsa yarın yola çıkacağız.

4.     Açıklama İlişkili Cümleler: Bir sonucun, belirlemenin yorumunu, gerekçesini, amacını bildiren cümlelerdir.Bir cümlede, o cümlede dile getirilen kavramın açıklaması yapılabileceği gibi, bir önceki ya da sonraki cümlenin de açıklaması yapılabilir. Örnek: Çağdaş toplumlar sanata önem verirler; çünkü sanat kültürel gelişmişliğin önemli bir göstergesidir.

5.     Karşılaştırma İlişkili Cümleler: Birbiriyle ilişkilendirilen iki şeyden (varlık, kavram ya da olay) birinin, bir yönden ötekine eşit, ötekinden üstün ya da farklı olduğunu bildiren cümlelerdir. Örnek: Türkiye'nin en önemli sorunu eğitimdir.

 

 

 

D. CÜMLEDE ANLAM - BİÇİM İLİŞKİSİ

Bir cümlenin anlamına kesinlik kazandıran yüklemdir. Cümleler, yüklemle yansıtılan anlam ve yüklemin birtakım eklerle, sözcüklerle aldığı biçimlere göre değişik özellikler gösterir.

 

1.     OLUMLU CÜMLE: Cümlede olumluluk yargının gerçekleşmesi anlamındadır.

a.      Biçimce ve anlamca olumlu cümle:  Örnek: Bugün okula erken geldim.

b.     Biçimce olumsuz, anlamca olumlu cümle: Yüklemi olumsuzluk bildiren dil birimiyle oluşturulduğu halde, olumlu (gerçekleşen, bulunan) yargı bildiren cümledir. Örnek: Türkçe dersini sevmiyor değilim.                                              

 NOT: Cümleleri olumsuz yapmakta kullanılan dil birimleri "-ma (-me)" olumsuzluk eki, "yok" ve "değil" sözcükleridir.

 

2.     OLUMSUZ CÜMLE: Olumsuzluk, eylem cümlelerinde işin, oluşun, hareketin yapılmadığının/yapılmayacağının; ad cümlelerinde ise varlığın durumunun bulunmadığının belirtilmesidir.

a.     Biçimce ve anlamca olumsuz cümle:  Yüklemi olumsuzluk ekiyle çekimlenmiş, "yok"   ya da "değil" sözcükleriyle kurulmuş ve gerçekleşmeyen yargıları bildiren cümlelerdir. Örnek: Artık küçük bir çocuk değilsin.

b. Biçimce olumlu, anlamca olumsuz cümle: Yüklemi olumsuzluk bildiren dil birimiyle kurulmadığı halde, olumsuz yargı bildiren cümledir.   

      Örnek: Ben izin vermeden gidebilirsen git.

 

3.     SORU CÜMLESİ

a. Gerçek soru cümlesi: Anlatıcının yanıt beklediği soru cümleleridir.

 Geldin mi?

b. Sözde soru cümlesi: Anlatıcının yanıt beklemediği, söze değişik anlamlar (şaşma, küçümseme, özlem, onaylatma, karşılaştırma...) katmak amacıyla sorulu biçimde oluşturduğu  cümleleridir.Bu kadar çalışkan öğrenci sevilmez mi? (onaylatma)

 

   4. ÜNLEM CÜMLESİ: Taşkın duyguları, coşkuları, seslenişleri anlatan cümlelerdir. Örnek: Eyvah, şimdi ne yapacağım! (çaresizlik)

 

Yorum Yaz